İlhan Ahmet’ten Kartoğlu’na cevap: “Soydaş bir milletvekilini, kendi toplumundaki soydaş gazetecileri dava etmemekle eleştirmek akıl tutulmasıdır!” Reviewed by Momizat on . İlhan Ahmet'ten Kartoğlu'na cevap: "Soydaş bir milletvekilini, kendi toplumundaki soydaş gazetecileri dava etmemekle eleştirmek akıl tutulmasıdır!" PASOK - KİNA İlhan Ahmet'ten Kartoğlu'na cevap: "Soydaş bir milletvekilini, kendi toplumundaki soydaş gazetecileri dava etmemekle eleştirmek akıl tutulmasıdır!" PASOK - KİNA Rating: 0
You Are Here: Home » Genel » İlhan Ahmet’ten Kartoğlu’na cevap: “Soydaş bir milletvekilini, kendi toplumundaki soydaş gazetecileri dava etmemekle eleştirmek akıl tutulmasıdır!”

İlhan Ahmet’ten Kartoğlu’na cevap: “Soydaş bir milletvekilini, kendi toplumundaki soydaş gazetecileri dava etmemekle eleştirmek akıl tutulmasıdır!”

İlhan Ahmet’ten Kartoğlu’na cevap: “Soydaş bir milletvekilini, kendi toplumundaki soydaş gazetecileri dava etmemekle eleştirmek akıl tutulmasıdır!”

PASOK – KİNAL Rodop Milletvekili İlhan Ahmet, Türkiye’de yayımlanan Akşam Gazetesi’nin 08.03.2024 tarihli sayısında Mustafa Kartoğlu tarafından kaleme alınan ikinci köşe yazısına binaen yeni cevap hakkını kullandı.

Milletvekili İlhan Ahmet, karşılıklı gelişen dedi – dedim retoriğine son verme çağrısı yaparak, ancak bu şekilde kamuoyunu haksız yere ve yanlış argümanlarla meşgul etme, belirli kişileri ve toplumu hedef alıp haklarında nefret söylemi ve aksiyonu geliştirme gayretindeki odakların, yanıltıcı kaynak servis ederek gazetecileri kullanmaya cüret etmelerinin önüne geçileceğine inandığını vurguladı.

İlhan Ahmet Akşam yazarına, azınlığın kendi içerisindeki olası tartışmaları, Türkiye kamuoyuna tamamen manipülatif şekilde aktarmanın, hem azınlık kamuoyunda hem de Türkiye ile Yunanistan kamuoyunda muhtelif sebeplerle provokasyon yapmak için fırsat kollayan çevrelere zemin hazırlamak olduğunu hatırlattı.

Kartoğlu’nun, soydaş bir milletvekilini, kendi toplumundaki soydaş gazetecileri dava etmemekle eleştirmesini ise akıl tutulması olarak nitelendiren milletvekili, “Yeni yazınızda, zaten yalan olduğu ispatlı iddia ve yorumların, Batı Trakya’da Türkçe yayın yapan bir  kısım ‘iliştirilmiş gazetecinin’ troll yayın organlarında da yer alıyor olmasına atıf yapmanız ve dahası bundan cesaret alarak, adeta kardeşi kardeşe kırdırma çağrısı yapmanız son derece ürkütücüdür” dedi.

Milletvekili İlhan Ahmet’in, 10.03.2024 tarihinde Mustafa Kartoğlu’na gönderdiği tekzip metni şu şekildedir;

Atina, 10.03.2024

Sayın Mustafa KARTOĞLU,

Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni

08 Mart 2024 tarihli Akşam gazetesinde kaleme aldığınız “İlhan Ahmet’in mektubu ve ‘ikili politika’ya dair” başlıklı köşe yazısında, Yunanistan Parlamentosu PASOK Milletvekili sıfatımla şahsım hakkında bir önceki yazınızda dile getirdiğiniz gerçek dışı iddia ve yorumlarla ilgili tarafınıza gönderdiğim cevap hakkına kısmen de olsa yer verdiğiniz için şahsım ve temsil ettiğim azınlık toplumu adına teşekkür ederim.

Bununla birlikte yeni köşe yazınızda gündeme getirdiğiniz yeni bazı hususlarla ilgili cevap hakkımı da kamuoyunu doğru bilgilendirmek adına kullanmak isterim. Bu şekilde karşılıklı gelişen dedi – dedim retoriğine bir son verileceğine; kamuoyunu haksız yere ve yanlış argümanlarla meşgul etme, belirli kişileri ve toplumu hedef alıp haklarında nefret söylemi ve aksiyonu geliştirme gayretindeki odakların, yanıltıcı kaynak servis ederek gazetecileri kullanmaya cüret etmelerinin önüne geçileceğine inanıyorum.

Öncelikle belirtmek isterim ki ilk yazınıza binaen cevap yazımı, şahsınızla birlikte çalıştığınız kurum Akşam gazetesine, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’ne, Basın Konseyi’ne ve en üst düzeyde TC Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, TC İletişim Başkanlığı’na, TC Dışişleri Bakanlığı’na, TC Atina Büyükelçiliği’ne de sosyal medya hesapları kanalıyla iletmem, Batı Trakya’daki soydaşlarımın tamamı adına, halkımız adına yapmış olduğum bir şikâyettir.

İlk cevap metnimde de vurguladığım gibi, şahsınızın yanlış bilgilendirildiğine olan inancımla size ve kurumunuz Akşam gazetesine olan saygım gereği, yalan iddia ve yorumları yazmanıza neden olan çevrelerin argümanlarını, meclis konuşmalarıma ve soru önergelerime dayanarak resmî belgelerle çürüttüm, kamuoyunun dikkatine sundum. Sizi yalan yazmakla itham etmedim, dahası sizin yalan yazmanıza sebep olunduğunu bizatihi resmî dokumanlar ışığında ispatladım.

Ancak yeni yazınızda, zaten yalan olduğu ispatlı iddia ve yorumların, Batı Trakya’da Türkçe yayın yapan bir  kısım ‘iliştirilmiş gazetecinin’ troll yayın organlarında da yer alıyor olmasına atıf yapmanız ve dahası bundan cesaret alarak, adeta kardeşi kardeşe kırdırma çağrısı yapmanız son derece ürkütücüdür.

Toplumumuz, seçmenlerimiz ve şahsım nezdinde en ufak itibarı olmayan sipariş haberler için halkın seçilmiş temsilci olan soydaş bir milletvekilini, kendi toplumundaki soydaş gazetecileri (!) dava etmemekle eleştirmeniz, nasıl bir akıl tutulmasıdır?  Bu şekilde, azınlığımızın birlik ve beraberliğine zarar vermek isteyen çevrelere hizmet ettiğinizin farkında mısınız?

İlaveten, azınlığın kendi içerisindeki olası tartışmaları, Türkiye kamuoyuna tamamen manipülatif şekilde aktararak, hem azınlık kamuoyunda hem de Türkiye ile Yunanistan kamuoyunda muhtelif sebeplerle provokasyon yapmak için fırsat kollayan çevrelere zemin hazırlamış olduğunuza da büyük bir endişe ile dikkatinizi çekmek isterim.

Şahsen benim, dört dönemdir temsilcisi olduğum azınlık toplumu içerisinde kendi insanlarımızın birbiriyle kavgaya girmesine yol açacak herhangi bir girişimi onaylamam, prim vermem söz konusu olamaz. Sağduyulu ve ön görüsü yüksek azınlık insanımız, toplum içerisinde aralarına serpilen nifak tohumlarını gelişemeden bertaraf etme kabiliyetine sahiptir. Bu şekilde hepimizin ortak arzusu olarak, azınlıkta fetret devri sona erecektir!

Zira, Batı Trakya’da azınlık insanının kendi arasında gireceği bir kavganın, aslında hangi odakları memnun edeceği aşikârdır. Bu bakımdan sizin de, Türkçe yayın yapan basın ile münakaşadan imtina etme gayretimi bir zaafiyet olarak görmeniz ve soydaşlarınızın adeta mahkeme kapılarında karşı karşıya gelmesinden haz duyacak olmanız, son derece düşündürücüdür.

Kaldı ki, azınlıktaki bazı soydaş yazarların, son iki yıldır aleyhime yürüttükleri güdümlü ve sistematik linç kampanyasına karşı en güzel cevabı soydaşlarımız yakın zaman önce vermiş, Mayıs ve Haziran aylarındaki milletvekilli seçimlerinde şahsıma kullandıkları tercih oyuyla (Yunanistan’da milletvekili seçimlerinde liste usulü yoktur, tercih oyu ile kişiye oy kullanılmaktadır) ard arda iki defa temsilcileri olarak seçmiştir.

Diğer yandan, yine yeni köşe yazınızda referans aldığınız diğer bir kaynağın Hasan Küçük olması da aynı şekilde dikkat çekicidir.

Aşırı söylemleriyle Hasan Küçük başkanlığı döneminde, Türkiye’de faaliyette bulunan köklü ve saygın Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği’ni ve tüm azınlık toplumunu kutuplaştırmış ve politize etmiş; Türkiye’de iktidardaki AK Parti ve AK Parti’li seçilmiş isimlerle karşı karşıya getirmiş, söz konusu derneğin yönetimine aday olan merhum Dr. Sadık Ahmet’in kızı Funda Sadık Ahmet’in de aralarında bulunduğu kadroları ‘içimizdeki Yunanlılar’ diye nitelendirmeye cüret etmiştir.

Bugüne kadarki söylemleriyle Hasan Küçük, Batı Trakya’daki ve diasporadaki tüm azınlık toplumu içerisinde büyük rahatsızlık yaratan bir isimdir. Hasan Küçük zihniyetini ve duruşunu olumlamak, Türk – Yunan ilişkilerinin iyileşmesinin ve barışın tesis edilmesinin tam aksine çalışan odaklarla aynı paydada buluşmak demektir.

Bu yeni yazınızda ayrıca, Millet Gazetesi’nden alıntıladığınız bir yorumu, danışma kurulunun açıklamasıymış gibi yansıtma gayretinizde dikkatlerden kaçmamaktadır. Halihazırda tüzel kişiliği bulunmayan, sivil bir inisiyatif olan söz konusu kurula, sizin ifadenizle Batı Trakya’daki ‘meşru temsilciler’ olan – ki siyasi olarak bu meşru temsilciler yalnızca halkın oyuyla seçilmiş milletvekilleri ve belediye başkanlarıdır -, doğal olarak, kendiliğinden dâhildir. Bu içtihatla amaç, halk oyuyla seçilmiş temsilcilerin resmî sıfatları ile yön gösterici, yol açıcı olarak görüşlerinden, imkânlarından toplum yararına faydalanmaktadır.

Ancak itibarı azınlık kamuoyu nezdinde tartışmalı hale getirilen bu kurulun, üyesi olduğumuz halde davet edilmediğimiz ve açıklama veya görüşümüzün alınmadığı bir toplantısında, o dönemki başkanı ve isimleri açıklanmayan bazı üyelerinin onayıyla alınan ihraç kararının sosyal medyadan duyurulmasının ardından, konuyla ilgili demecim, cevap hakkım ve kuruldan açıklama talebim ‘iliştirilmiş gazetecilik’ yapan aynı yayın organlarının hiç birinde yer almamış, kamuoyuyla paylaşılmamıştır.

Referans aldığınız Batı Trakya’daki Türkçe yayın organlarının bir kısmının tam da ‘iliştirilmiş’ gazeteciliğe dönüşümünün başladığı dönemde, yazınızda yer verdiğiniz ve kapsamlı bir röportajımın içerisinden cımbızla çekilen “Azınlığın iç işleri konsolosların görevi değildir” ifadesi, kasten ve provakatif şekilde malzeme edilmiştir.

Söz konusu röportajımda, Türkiye’nin Gümülcine eski başkonsolosu Murat Ömeroğlu’nun azınlığın temsilcisine karşı, dolayısıyla azınlığa karşı, diplomasiyle bağdaşmayan, haddini aşan, hakaretamiz ifadeler kullanması ve küstahça tavır alması karşısında, en başta bizi seçen halkın iradesini korumak ve elbette köklü ve saygın Türk Dışişlerinin itibarını korumak için, bu diplomatın yakışıksız tavırlarını tasvip etmediğimi ifade ettim.

Söz konusu yayın organlarında bu döneme kadar, diğer milletvekilleriyle birlikte şahsıma da – basın bültenlerimizi yayınlamak suretiyle – adil yayın politikası çerçevesinde yer verilirken, bundan sonrasında başlayan ve bugün dahi hala devam eden süreçte şahsımla ilgili haberlere açık ambargo uygulanmakta, azınlık toplumunun doğrudan menfaatine olan konularda ve elde ettiğim kazanımlarda dahi hiçbir basın bültenim yayımlanmamakta, yalnızca kötü progpaganda içerikli kurgu haberlere ise sistematik olarak yer verilmektedir.

Türkiye ile Yunanistan arasında savaş retoriğinin en üst perdeden söylendiği dönemde, barış söylemini yüksek sesle dile getirmeye cesaret eden ve politika geliştiren soydaş bir milletvekili olmama rağmen, bu çabalarımı açıkça küçümseyerek, etkisini hafifletme gayretiyle yaptıkları yorum – haberler buna örnektir.  Bu süreçte Yunanistan’daki meclis televizyonunda, devlet televizyonunda, ulusal kanallarda yaptığım dostluk ve barış çağrılarını görmezden geldiklerini; Ankara’da TBMM’deki ziyaretlerimi, ‘Trakya İnisiyatifi’ girişimimi, iki ülke parlamentolarındaki Trakya milletvekillerinin barışı desteklemesi için aksiyon geliştirme çabamı, algı oyunları diye servis ettiklerini hatırlatmak isterim.

En son ve güncel örnek olarak ise, sizin iki yazınızla birlikte eş zamanlı olarak Özay Şendir (Milliyet) tarafından kaleme alınan iki yazıyı, gerçek dışı iddia ve yorumlara dayalı olduklarını belki de en iyi kendileri bildiği halde büyük bir iştahla yayımlarken, benim cevap hakkımı kullandığım metinleri yayımlamaktan imtina etmektedirler.

Size, yazılarınıza zemin olması için bir takım haberleri gönderenlerin, beslendikleri haber kaynakları yukarıda ifade ettiğim minvaldedir. Üzülerek ifade etmek isterim ki, bu itibarsız kaynaklar tarafından adınızın ve Akşam gazetesinin kamuoyunda haber güvenilirliği zedelenmiştir. Türk – Yunan dostluğuna hizmet etmediği açık olan zihniyet bu şekilde, sizin adınıza ve Akşam gazetesine de büyük zarar vermektedir.

Sizin ifadelerinizle hatırlatacak olursak, “Yandaş yandaşlığını yapacak. Ama okuyucuyu yönlendirmek için ‘bilgi gizlemek’ kabul edilemez.”.

Kamuoyunun doğru bilgiye erişimi bakımından, sorumlu gazetecilik ve yayıncılık anlayışıyla davranacağınıza olan inancımı bir kez daha yinelerken, bu vesileyle, bundan sonra şahsımla ve Batı Trakya’da temsilcisi olduğum azınlık ilgili, Türk – Yunan ilişkilerinde her zaman taraf olduğum pozitif gündemli gelişmeler ve girişimlerle ilgili yapacağınız haberlerde doğrudan bana ulaşabileceğinizi, görüşlerimi alabileceğinizi ifade etmek isterim. Açık iletişim kanalı oluşturmaktan büyük memnuniyet duyacağımı bilmenizi isterim.

Yirmi yıldır aktif siyasi yaşamımda duruşum ve izlediğim politikalarla ilgili haberlere ilhanahmet.gr sitesinden, youtube kanalımdan, sosyal medya hesaplarımdan ve hatta – iki yıl öncesine kadar olan tüm yayınlarında – Batı Trakya’daki Türkçe basın organlarından da kolaylıkla ulaşabilirsiniz.

Son olarak, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti gibi köklü bir kuruma üye olmadığınızı, tuhaf bir memnuniyetle yazınızda vurgulamanız ve kamuoyunun doğru bilgiye erişimi için gereğini yapmasını cesurca talep etmek yerine, üyesi olmadığınız için hakkınızda inceleme yapamayacaklarını açıklayan cemiyete, bu nedenle üstüne teşekkür etmeniz de meslek etiği bakımından anlaşılabilir bir durum değildir. ‘Doğrusu buydu’ diyerek cemiyete, taşıdığı ucu açık mana bakımında yaptığınız olumlama da oldukça manidardır.

Yazınızda Türkiye’deki bağımsız medya ombudsmanı, eski RTÜK üyesi duayen gazeteci Faruk Bildirici’nin köşe yazısına atıf yaparken, gazeteci hassasiyetini ve objektifliğini neden hafife aldığınızı, 10 farklı medya kuruluşu tarafından kabul edilen ve itibarı tartışmasız bir ismin duruşunu görmezden geldiğinizi ise anlamak mümkün değildir.

Sizin aksinize ben yine de her ne olursa olsun özgür basının kamu yayıncılığı söz konusu olduğunda üzerine düşeni ivedilikle ve hassasiyetle yapacağına olan inancımı tekrarlamak istiyorum.

Saygılarımla,

Av. İlhan AHMET

PASOK Partisi Rodop İli Milletvekili

Mustafa Kartoğlu’nun, 08 Mart 2024 tarihli Akşam gazetesinde kaleme aldığı “İlhan Ahmet’in mektubu ve ‘ikili politika’ya dair” başlıklı köşe yazısına aşağıdaki linkten erişebilirsiniz;

https://www.aksam.com.tr/yazarlar/mustafa-kartoglu/ilhan-ahmetin-mektubu-ve-ikili-politikaya-dair/haber-1455648

About The Author

Number of Entries : 1612

Copyright © 2024, ilhanahmet.gr , All Rights Reserved

Facebook
Scroll to top