“İktidarın yasa tasarısı Zabıtanın kurumsal yapısına müdahale ediyor! Zabıta profili polis profiline evriliyor!” Reviewed by Momizat on . Atina, 12-12 -2022 “İktidarın yasa tasarısı Zabıtanın kurumsal yapısına müdahale ediyor! Zabıta profili polis profiline evriliyor!” PASOK - KİNAL Rodop Milletve Atina, 12-12 -2022 “İktidarın yasa tasarısı Zabıtanın kurumsal yapısına müdahale ediyor! Zabıta profili polis profiline evriliyor!” PASOK - KİNAL Rodop Milletve Rating: 0
You Are Here: Home » Genel » “İktidarın yasa tasarısı Zabıtanın kurumsal yapısına müdahale ediyor! Zabıta profili polis profiline evriliyor!”

“İktidarın yasa tasarısı Zabıtanın kurumsal yapısına müdahale ediyor! Zabıta profili polis profiline evriliyor!”

Atina, 12-12 -2022

“İktidarın yasa tasarısı Zabıtanın kurumsal yapısına müdahale ediyor! Zabıta profili polis profiline evriliyor!”

PASOK – KİNAL Rodop Milletvekili İlhan Ahmet, İçişleri Bakanlığı’nın ‘Zabıta, Halk Pazarı Teşkilatları, Yerel Yönetim Birimleri (OTA) ve Merkezi Olmayan Yönetimler arasındaki süreçlerin basitleştirilmesi, yurt dışında ikamet eden vatandaşlar için seçim sürecinin kolaylaştırılmasına yönelik düzenlemeler ve İçişleri Bakanlığı’nın diğer düzenlemeleri’ başlıklı yasa tasarısı görüşmelerinde söz aldı.

Kanun teklifini ‘süpürge yasa’ olarak tanımlayan milletvekili İlhan Ahmet, “Hükümet, üç buçuk yıllık iktidarları döneminde yaptığı yasalarla yarattığı sorunları, şimdi birbiriyle alakası olmayan hükümler getirerek çözmeye çalışıyor” diyerek iktidara yüklendi.

İlhan Ahmet, yerel yönetimlerle ilgili hemen tüm hükümlerin sorunlu olduğuna dikkati çekerek, idari yapının alt üst edilmesi nedeniyle uygulamada belediyelerin sıkıntı yaşayacağını ifade etti. Milletvekili şu hususları dile getirdi;

“Şu anda belediyelerde çok büyük bir güvensizlik var. Yönetimde her şey alt üst olmuş durumda ve siz bunu görmezden geliyorsunuz. […] Kaldı ki Danıştay da 2019’daki yerel seçimlerden sonra, belediye yönetim sistemindeki temel parametreleri alt üst eden mavi hükümleri, mevcut özyönetim dönemi için anayasaya aykırı olarak tanımladı. Biz PASOK – KİNAL olarak yine haklı çıkıyoruz, ama bu haklılık belediyelerin sorunlarını çözmüyor. Haklıyız, çünkü belediye meclislerine kabul edilemez şekilde adeta ‘saksı’ rolü biçen her yasa tasarısına, her değişikliğe karşı çıktık.”

Zabıta yönetmeliğinde yapılan değişikliklere de dikkat çeken Rodop Milletvekili İlhan Ahmet, yasada özellikle zabıta memurlarının yetkilerinde yapılacak düzenlemeler ile zabıtaya tutuklama yetkisi verilmesini öngören maddeye şiddetle karşı olduklarını belirtti.

Milletvekili, Zabıta memurlarına tutuklama yetkisi verilmesini öngören maddenin kabul edilmesi halinde, vatandaşlarda oluşacak olumsuz algıya dikkati çekerek kamuoyu nezdinde bu düzenlemenin, YDP iktidarının eski dönemlerindeki ‘horofilaki’ zihniyetini anımsattığına vurgu yaptı. İlhan Ahmet şöyle konuştu:

“Zabıta da baskı unsuru olarak adeta kolluk kuvveti gibi silahlı bir yapıya dönüşüyor. Kelepçe, cop ve tutuklama hakkı kazanıyor! Zabıta, özel bir eğitim almadan soruşturma öncesi işlemleri nasıl yapacak? […] Size tam da şimdi, çok geç olmadan söylüyoruz: Yunan Polis Teşkilatı ile paralel sorumlulukları olacak, ancak aynı zamanda gerektiğinde polisten takviye talep etmeye devam edecek olan, yeni bir ‘Jandarma’ (Horofilaki) kuruyorsunuz!”

Milletvekilinin yasa tasarısıyla ilgili konuşmasının tam metni şu şekildedir:

“Sayın milletvekili meslektaşlarım,

Görüşülmekte olan bu ‘süpürge yasa’nın başlığı gerçekten de ‘İçişleri Bakanlığı’nın Diğer Hükümleri’ olmalıydı. Birbiriyle alakası olmayan hükümleri bir araya getirerek, yine sizin tarafınızdan yürürlüğe konulan hükümlerden kaynaklanan kargaşayı toparlamaya çalışıyorsunuz!

Madde 51’den Madde 118’e kadar olan bölümde, mümkün olan ya da olmayan tüm konular düzenlemeye konuluyor! Üç buçuk yıldır iktidardasınız ve bunlar şimdi mi aklınıza geldi!

Bugün neler var bir bakalım!

Değişiklikler, tarafınızdan getirilen hükümlerin düzeltilmesi!

Dikip sökmek misali, kendi yarattığınız sorunları çözmeye yönelik bir çaba içersindesiniz.

İlk olarak, yasa tasarısına dâhil olan kendi kendini yönetme (özyönetim) siyasi çerçevesine değinmek istiyorum. Gerçekten, belediyelerin en önemli unsuru olan, idari sistem alt üst olmuşken, belediyelerdeki tüm bu kendi kendini yönetme odaklı mikro düzenlemeler pratikte nasıl uygulanacak?

Ülkenin belediyelerinde bugün durum nedir biliyor musunuz diye merak ediyorum doğrusu. Şu anda belediyelerde çok büyük bir güvensizlik var. İdari sistemde her şey alt üst olmuş durumda ve siz bunu görmezden geliyorsunuz.

Belediye başkanları tarafından kontrol edilen çok güçlü iki komisyon var ki, hukuki boyutu ne olursa olsun, Danıştay’ın kararından sonra, bunların gelecekte alacakları kararların siyasi olarak yasallaşması konusunda önemli bir sorun bulunuyor.

İşte bu noktada, kulağınıza hiç hoş gelmese de ‘sizi uyarmıştık’ tabirini kullanmak zorunda kalıyorum. Hatta bu uyarı daha Ağustos 2019’da yapılmıştı! Daha sonra Danıştay Genel Kurulu geldi ve 2019’daki yerel seçimlerden sonra, belediye idari sistemindeki temel parametreleri alt üst eden mavi hükümleri, mevcut özyönetim dönemi için anayasaya aykırı olarak tanımladı.

Böylece biz yine haklı çıkıyoruz, ama bu haklılık belediyelerin sorununu çözmüyor. Haklıyız, çünkü belediye meclislerine kabul edilemez şekilde adeta bir saksı rolü biçen her türlü yasa tasarısına, her türlü değişikliğe karşı çıktık. Bu düzenlemelerle Anayasa’nın bir ‘çöpe’ dönüşeceğini hatırlattık ama siz anlaşılmaz şekilde ısrar ettiniz. Açıkçası bu, bizi memnun eden bir haklılık olmadı.

Ancak, görev sürelerinin ‘yerle bir olduğunu’ gören ve belediyelerin işleyişinde neyin yasal, neyin yanlış olduğu hakkında hiç bir fikri olmayan yerel yönetimleri ve seçilmişleri, ciddiyetle ve sorumluluk bilinciyle desteklemeye devam edeceğiz.

Sayın milletvekili meslektaşlarım,

Şimdi de Zabıta meselesine geliyorum, hükümet olarak siz yine ısrarla 1264 zabıta memuru alınacağını reklam edip duruyorsunuz. Ama biz matematik ve bölme biliyoruz! Çünkü 1264’ü ülkenin 332 belediyesine bölersek, Zabıta kadrolarından söz edilemeyeceği ortaya çıkıyor. Bu da çok komik tabi ki.

Ve bu söz konusu memur alım sürecinin daha başlamadığını düşünürsek ve muhtemelen genel ve yerel seçimlere kadar bunun olamayacağını da eklersek, ufukta belediyeZabıta memuru alımı ve Zabıta kurumunun güçlendirilmesi gibi bir olasılık pek görülmemektedir!

Bu nedenle, bu oylamaya tabi değişikliklere eşlik eden reform başlıklarını anlamıyorum. Getirdiğiniz değişikliklerdeki muhafazakâr tavrı ve mantığı görmüyorum dersem elbette haksızlık etmiş olurum.

Zabıta da baskıcı – silahlı bir yapıya dönüşüyor. Kelepçe, cop ve tutuklama hakkı kazanıyor! Yani başka bir deyişle, ‘Zabıtanın kurum olarak profili değiştiriliyor’. Zabıta, özel bir eğitim almadan soruşturma öncesi işlemleri nasıl yapacak? Bu yeni çerçevenin, pratikte uygulamasının zor olacağına inanıyoruz.

Örneğin, tutuklamadan sonra izlenecek olan prosedür tanımlanmamıştır. Zabıtanın tam olarak ne yaptığını, nasıl, ne zaman ve hangi belgelerle teslim ettiğini, tam olarak nereye teslim ettiğini açıklayan bir yetkilendirme/vekâlet veya herhangi bir sevk bilgisi bile bulunmuyor ne de diğer uygulamalarla ilgili gerekli ayrıntılar var. Yeni araç ve yetkilerin kullanımı konusunda eğitim almamış bu memurların, eğitimleri için bir zaman çerçevesi olmadan, önümüzdeki haftadan itibaren bunları hemen kullanabilmeleri akıl almaz bir durum.

Size tam da şimdi, çok geç olmadan söylüyoruz: Yunan Polis Teşkilâtı ile paralel sorumlulukları olacak, ancak aynı zamanda gerektiğinde polisten takviye talep etmeye devam edecek olan, yeni bir ‘Jandarma’ (Horofilaki) kuruyorsunuz.

Konuşmamı bitirirken, iktidar için kanıksanmış bir tekrarı yapacağım.

İktidar hanımefendileri ve beyefendileri, bilmelisiniz ki, şeffaflık ve liyakat sözcükleri, seçim öncesi broşürlerinde yer alan boş sözler değildir.

Bunların her birimiz için taşıdıkları anlam, belirli seçeneklerle belirli yasal düzenlemeler çerçevesinde kurumsal olarak tasdik edilmiştir. Şeffaf Yönetim Platformu DİAVGEİA ve Yüksek Personel Seçme Kurulu ASEP, PASOK’un Şeffaflık ve meritokrasiyi (liyakati) nasıl uygulamaya koyduğunu göstermektedir.

Aksine, sizler, sürekli olarak prosedürleri geçiştirmenin/atlamanın yollarını arıyorsunuz. Üç buçuk yıllık iktidarınız döneminde, bir kurum haline gelen doğrudan atamalar, mülâkatlarla işe alımlar ya da değerlendirmeler, diğer tüm niteliklerden daha değerli hale geldi ve bunların yanı sıra daha neler.

Bu uygulamalar bize çok ters. Bunlara karşı çıkıyoruz ve çıkacağız da, özellikle de Bölüm Şefi seçimine ilişkin hükümlere, bu göreve getirilecek olan kişilerin aldığı puanlarla birlikte mülâkatın oynadığı belirleyici role katılmıyoruz. Teşekkürler.”

About The Author

Number of Entries : 1612

Copyright © 2024, ilhanahmet.gr , All Rights Reserved

Facebook
Scroll to top